Skip Navigation LinksNews
List All News Articles

​DAÜ'den “DİYABET YÖNETİMİNE ÇOK YÖNLÜ BAKIŞ" adlı TV Programı

​DAÜ
Published Date: Thursday, 19 November 2020

DAÜ'DEN “DİYABET YÖNETİMİNE ÇOK YÖNLÜ BAKIŞ" ADLI TV PROGRAMI
Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehtap Malkoç'un moderatörlüğünde 14 Kasım Dünya Diyabet Günü kapsamında, “Diyabet Yönetimine Çok Yönlü Bakış" adlı televizyon programı gerçekleştirildi.

Söz konusu programa DAÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Handan Sezgin, Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Gözde Okburan ve Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yasin Yurt konuk oldu. Diyabet yönetiminin çok yönlü ve disiplinler arası bir anlayışla ele alınması gerektiğinin anlatıldığı programda, kişinin hastalığıyla ilgili kendisini yönetebilmesi adına bilinçlendirilmesi, beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi ve fiziksel aktivitenin önemine değinildi.

Dünyada 463 Milyon Diyabet Hastası Var
21. yüzyılın yaşam koşullarının diyabet üzerindeki etkisine değinen DAÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehtap Malkoç, yetersiz fiziksel aktivite, sağlıksız beslenme ve bilinçsiz yaşam tarzının diyabeti oldukça fazla tetiklediğini ifade etti. 2000 yılında Dünya Diyabet Federasyonu tarafından yayınlanan atlasta yetişkin grupta diyabetin %4.6 oranında saptandığını ifade eden Prof. Dr. Malkoç, 2019'a gelindiğinde ise bu oranın %9.3'e yükseldiğinin altını çizdi. Türkiye ve ülkemizde bu oranın %13.2'lerde seyrettiğini dile getiren Prof. Dr. Malkoç, dünya genelinde ise 463 milyon insanın diyabet hastası olduğunu belirtti.

Diyabet Hastaları Kadar Aileleri de Risk Grubunda
Diyabet hastalarının hemşirelerle olan iletişimine dikkat çeken DAÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Handan Sezgin ise, hastaların kendilerine önerilen yaşam tarzlarını benimsemeleri için yapılacak olan bilinçlendirme faaliyetlerinin çok yönlülüğüne değindi. Hastaların ailelerinin de risk grubunda olduğunun altını çizen Yrd. Doç. Dr. Sezgin, “Çünkü aynı evde yaşıyoruz. Hemen hemen aynı fiziksel aktiviteleri yapıyoruz ve aynı şekilde besleniyoruz." dedi. Yrd. Doç. Dr. Sezgin ayrıca, yüksek şekerin kalpten gözlere, böbreklerden beyine kadar hemen hemen bozmadığı organın kalmayacağını da belirtti. Yrd. Doç. Dr. Sezgin, hastanın bilinçlenerek; kan şekerini ölçmeyi bilmesi, yediği besinlerin kan şekeri üzerindeki etkilerini öğrenmesi, yüksek kan şekeri değişimlerinde nerelere başvurması ve ne yapması gerektiğini bilmesi ile kilo kontrolünde bulunmasının çok önemli olduğunu da sözlerine ekledi. Yrd. Doç. Dr. Sezgin, Programda bu kapsamda diyabet eğitim okullarının bulunduğu ve DAÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Sağlıklı Yaşam Merkezi bünyesinde de diyabet okulu oluşturulmasının hedeflenildiği belirtildi.

Karbonhidrat Tüketimine Dikkat
Bilinçli karbonhidrat tüketimine vurgu yapan DAÜ Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Gözde Okburan, tam tahıl ürünlerinin ilgili kişinin diyetinde yer almasının önemine değindi. Yrd. Doç. Dr. Okburan, örnek olarak; pirinç yerine bulgur, beyaz ekmek yerine tam tahıl ekmeğinin tercih edilebileceğini ifade etti. Öte yandan insülin kullanan hastalarda ara öğünlerin zamanında alınmasının ise oldukça önemli olduğunu ifade eden Yrd. Doç. Dr. Okburan, insülin kullanmayan hastalarda da uzun süreli açlıkları tasvip etmediklerini belirtti. Yrd. Doç. Dr. Okburan ayrıca, gebelik sürecinde bireyin diyabete ilişkin sorunları varsa bunun olumsuz etkilerinin bebeğe yansımaması için neler yapılması gerektiğine de değindi.

Diyabetik Ayak Alanında DAÜ'de Hizmet Sunuluyor
Şekerin vücut içi tüketiminde fiziksel aktivitenin önemini vurgulayan DAÜ Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yasin Yurt ise, egzersiz reçetelerinin uzmanlar tarafından programlanması gerektiğini belirtti. Yrd. Doç. Dr. Yurt, Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) orta tempoda haftalık en az 150 dk'lık yürüyüş önerdiğini de dile getirdi. Diyabetik ayak hastalarının fiziksel aktivitelerinden vazgeçmemesi gerektiğinin de altını çizen Yrd. Doç. Dr. Yurt, bu fiziksel aktivitelerin ayak yaralarını önleyici rolü olduğuna değindi. Yrd. Doç. Dr. Yurt, yapılan kontrollerde özel tabanlıkların kullanılmasının ve doğru ayakkabı kullanımının ise, diyabetik ayak hastalığının tedavisinde %50'ye varan başarı oranıyla etkili olduğunu ifade etti. Programda ayrıca, diyabetik ayak hastaları için bu kapsamda DAÜ'de hizmet sunulduğu da belirtildi. Öte yandan diyabetli bireylerin ayaklarının takibi konusunda çok dikkatli olması gerektiğini de vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Yurt, “Uzuv kaybı yaşayacak noktaya gelmemek için, nasırlaşmalar, çatlaklar, tırnak batması, renk değişimi vb. problemler görüldüğünde hastaların hekimlerini bilgilendirmesi çok önemlidir" dedi.